Kolajen Üretimi Nasıl Arttırılır, Hangi Besinler Tüketilmelidir?

Kolajen salgılanması cilde parlaklık, pürüzsüzlük ve genç görünüm vermektedir. Öncelikle kolajen üretimini arttıran besinler şöyle;

  • Yaban mersini kolajen üretimini arttırmada önemli rol oynayan besinlerden bir tanesidir. Kolajen liflerinin birbirine tutunmasını sağladığı için kolayca arttırılmasına neden olur.
  • Ispanak, lahana gibi koyu renk yapraklara sahip sebzelerde içeriğindeki özler sayesinde kolajen üretimine büyük katkı sağlamaktadır.
  • Sarımsak ise hem kolajen miktarını arttırmaya hem de zarar gören kolajen liflerini düzeltmekte oldukça etkilidir.
  • Beyaz çay da yine kolajen salgılanmasını kolaylaştırmakta.
  • Askorbik asit yani C vitamini kolajen için oldukça önemli bir etkiye sahiptir. Ayrıca cildi zararlı UV ışınlarından korumaktadır.
  • Soya bitkisi de kolajen üretimi ve cilt sıkılaştırmak için oldukça önemli bir etkendir.
  • Fasulye çeşitleri de oldukça etkilidir.
  • Kırmızı meyveler de kolajen üretiminde önemli rol oynar.
  • A vitamini
  • Omega-3 yağ asitleri
  • Avokado

Bu besinlerin hepsi içeriğinde cilt için faydalı çeşitli vitaminler barındırmaktadır ve kolajen üretiminin artmasında büyük rol oynarlar.

Hardal tohumu faydaları nelerdir, nasıl tüketilir? Bilgilerini de inceleyebilirsiniz.

Kolajen Nedir?

Kolajenin işlevi hem ciltte hem vücutta farklıdır. Tam olarak ne olduğunu anlayabilmek için kolajen tiplerinin incelenmesi daha doğru olur. 16 tip kolajen çeşidi bulunmaktadır. İnsan vücudunda ise en sık görülen TİP1, TİP2, TİP3 ve TİP10 kolajenleridir. Bunlar şu şekildedir;

  • TİP1 kolajen eozinofilik liflerden oluşmaktadır. Yaraların daha çabuk kapanmasını, cildin gergin bir görünüm elde etmesini ayrıca elastikiyetini sağlar. Bağları, tendonları ve kemiklerin güçlü ve sağlam olmasını sağlamaktadır.
  • TİP2 kolajen, eklemler ile ilgili sorunları çözmekte yardımcıdır. Eklem kıkırdakları bu kolajen tipinden oluşmaktadır.
  • TİP3 kolajen, kalp ve damar sağlığına iyi gelmektedir. Ayrıca cildin esneklik ve sıkılık kazanmasını sağlamaktadır. Özellikle sağlık açısından önemli rol oynamaktadır.
  • TİP10 kolajen, yine kemik ve kıkırdaklar için önemli rol oynamaktadır. Kemik kırıklarının iyileşmesinde ve doku zedelenmelerinin iyileştirilmesinde önemli rol oynamaktadır.

Kolajen Kaybına Yol Açan Sebepler Nelerdir?

Vücuttaki kolajeni azaltan veya üretimini zorlaştıran sebepler bulunmaktadır. Bu sebeplerden dolayı cildin parlaklığı, sıkılığı, elastikiyeti, canlılığı, kemiklere ve dokulara verdiği destek kaybolmaktadır. Bu da sağlık ve güzellik bakımından çeşitli sorunlara yol açmaktadır. Öncelikle bu etkenler şöyledir;

  • Zararlı ultra viyole (UV) ışınlarına maruz kalmak
  • Dengesiz beslenme
  • Düzensiz uyku
  • Stres durumlarından kaynaklanan kortizol hormonunun artışı
  • Kan şekerinin yükselmesi veya düşmesi
  • Sigara
  • Aşırı alkol alımı
  • Paketli gıda alımı, doğal beslenmemek

Yukarıdaki maddelerin hepsi kolajen kaybına ve üretimi zorlaştırmaya sebep olmaktadır. Bilinen başka bir rahatsızlığın bulunduğu ve hormon sorunları yaşandığı takdirde doktora başvurulmalıdır. Ayrıca kolajen desteği için güzellik uzmanlarından ve estetik uzmanlarından da destek almak mümkündür.

Merak edilen göz çevrisi bakımı bilgilerine yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Kolajenin Artmasını Destekleyen Maskeler Nelerdir?

Ciltte kolajen üretimini arttıracak ve var olan kolajen liflerinin korunmasını sağlayacak, oldukça etkili ve memnun kalınan birkaç maske bulunmaktadır. Öncelikle bu maskelerin tarifleri aşağıdaki gibidir.

  • 2 yemek kaşığı chia tohumu ile aynı ölçüdeki keten tohumu bir kapta üzeri geçene kadar su doldurulup jel kıvamını alana kadar bekletilir. Jel kıvamını aldıktan sonra ise kalın bir şekilde yüze sürülür ve yarım saat kadar bekletilir ve yıkanır. Bu maske anında etki gösteren ve kolajen oluşumunu yüksek oranda etkileyen nadir maskelerdendir.
  • 2 yumurtanın beyazı köpürünceye kadar çırpılır ve içine 1 tatlı kaşığı kadar bal atılır. Bu karışım yüze sürülür ve yüz iyice gerginleşip kuruduktan sonra yıkanılır. Yumurta akı kolajen anlamında en zengin maddelerden biridir. Dolayısıyla etkisi de oldukça fazladır.

Kolajen Takviyesine Kaç Yaşından Sonra Başlanmalıdır?

Kolajeni dışarıdan almaya 25-30 yaşları arasında başlanabilmektedir. O yaşa kadar çok büyük bir sorun olmadığı sürece vücut kendisi üretmektedir. Ancak fiziksel büyüme, hormon değişiklikleri, vücudun farklı olarak maruz kaldığı çeşitli durumlar sebebiyle kolajen üretimi azalmaktadır. Dolayısıyla en uygun yaş 25-30 yaş aralığı ve üstü olarak belirlenmiştir.

About tedavi

Ayrıca Şunlara bakabilirsin

pirinc suyuyla cilt bakimi nasil yapilir

Pirinç Suyuyla Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?

Pirinç suyu ile bakım yapmak için öncelikle yapılması gereken iyi kalitedeki pirinçten, pirinç suyu hazırlamaktır. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.